[Anasayfa] [Hakkımızda] [Dosya] [İletişim] [Sendika.Org]
 
Ülke Arşivi:
· Arjantin
· Bolivya
· Brezilya
· Dominik Cumhuriyeti
· Ekvador
· El Salvador
· Guatemala
· Guyana
· Haiti
· Honduras
· Kolombiya
· Kostarika
· Küba
· Latin Amerika Genel
· Meksika
· Nikaragua
· Panama
· Paraguay
· Peru
· Porto Rico
· Surinam
· Uruguay
· Venezüella
· Şili


Tema Arşivi:
· Anti-ALCA & Anti-Kapitalizm
· Ekoloji & Tarım
· Emperyalizm, Direniş & Kıtasal Bütünleşme
· Gençlik hareketleri
· Kadın & Cinsel Özgürlük Hareketleri
· Kamulaştırma
· Seçimler & Partiler
· Toplumsal Eğitim & Toplumsal Sağlık
· Yerli Halklar & Otonomi
· İnsan Hakları
· İsyan, Devrim & Sosyalizm


Yazar Arşivi:
· Alan Woods
· Christian Parenti
· Cüneyt Göksu
· Eduardo Galeano
· Federico Fuentes
· Fidel Castro Ruz
· Güneş Çelikkol
· James Petras
· Metin Yeğin
· Tom Lewis



Barış konferansı notları – Metin Yeğin
- - 04 Mart 2010

Uluslararası barış ve müzakere konferansı ne olursa olsun iyi bir şeydi. Bir sürü farklı niyet vardı. Herkes beğendiklerini seçip alıp öne çıkarmaya çalışıyordu. Muz gibi bir konferanstı. Herkes istediği tadı aldı. Eleştirdiğim için değil böyle olmalıydı. Eh benim not düştüklerim de şunlar;

Devleti ikna etmeye çalışıyoruz. Bak barış olursa senin aleyhine bir şey olmayacak diye. Bense devletin aleyhine bir şey olsun diyorum. Yani egemenin ve iktidarın aleyhine. “Demokrasi” bunun adı.

Cengiz Çandar İrlanda örneğini yanlış verdi. “Tony Blair IRA'nın liderleri ile masaya oturdu” dedi. “Gerry Adams” dedi. O IRA lideri değildi. Sien Fien lideriydi. Yani IRA'nın yasal kanadı olarak nitelendiriliyordu. Sonra da onun söylediklerini bir kısmını alıp başlıklara taşıdık. Yani burada bizde bunu yaptık diyebilir AKP. Yalan söylemiş de olmaz.

Hisli harikalar kumpanyası; gittiği Kürtçe tiyatro oyunundan bahsetti. Her zamanki gibi çok hislenmişti. “İşte her şey bunun içindi” dedi. Yani bir tiyatro oyunu için. Tam da korktuğumu ifade etti. O tiyatrodaki oyunda mı yer alıyoruz diye kendimi hissettim.

Doğu Ergil başöğretmen tavırlarındaydı. En fazla kendisinin konuştuğu modülatörlüğünde Leyla Zana için “O bu mücadele için hayatının 10 yılını cezaevlerine verdi. Biz de şimdi hayatlarımızdan birer ayını ona verelim mi?” dedi. Ne yapacağımızı şaşırdık. Sanırım alkışlanmayı bekliyordu. Tam bir boş konuşma örneği idi. Yine hislendik.

BM genel sekreter eski yardımcısı barış kampanyasını bütün dünyaya yaymayı öneriyordu. Doğruydu. El Salvador'da FMLN kumandanları anlatıyordu. “Bizim uluslararasındaki temsilcilerimiz yani bizim elçilerimiz El Salvador hükümetinin dünyadaki elçi ve konsoloslarından daha fazlaydı” diyorlardı.

Tabii ki herkes kendi dediğinin ya da diyeceğinin önemli olduğunu düşünüyordu. Ben de öyle düşünüyordum. Guatemala'da savaş sırasında günde 7–8 kişi ölüyordu. Şimdi barış var 20–25 kişi ölüyor dedim. Her 3 saatte bir halk otobüsü şoförü öldürülüyor. Hat kavgası dedim. Barış ama Eşitlik, Özgürlük, Adalet ve Barış dedim.

Bu süreçte Zapatistalar gibi “Akil adamlar”dan oluşan bir danışmanlar kurulu önerdim. Fikret hoca bunu “Akıllı adamlar” anladı. Onlar otursun oturduğu yerde dedi. Aslında söylemiştim. Toplumsal hareket delegelerinden olmalıydı. Mesela şimdi olsaydı içinde Tekel işçilerinin de olduğu ya da “derelerin kardeşliği” baraj karşıtlarının, ekolojik mücadelecilerin de olduğu, “Akil adamlar” kurulu.

Zapatistalar gibi referandum düzenleyelim dedim. Yani resmi olmayan Kürt illerinde, bütün Türkiye’de ve Dünya’da. Barışı talebini yaygınlaştıralım, anlatalım. Bu şekilde 8–10 milyon kişinin katıldığı bir referandumun resmi olması gerekmiyordu. Bu bizim demokrasimizdi.

Bir de aralara sızıp söylemediklerim var. FMLN gerilla kumandanı, barış imzacısı Roberta Canas'ın bana anlattıklarından. “Şu denilebilir ki neden ordu FMLN ile müzakereye girişti. Çünkü FMLN elektriğe sabotaj düzenlediğinde pratikte ülkenin ekonomisini tamamen durduruyordu. Ayrıca taşımacılıkta –transportede- düzenlediğimiz sabotajlarla engelliyorduk ki büyük şirketler hiçbir şeyini pazara ulaştıramaz olmuştu. Bu daha pasifist ama büyük sektörlerin bir diğer sektöre ulaşmasını engelliyordu. Bütün bunlar barış müzakerelerin mümkün hale getirdi. Bu, El Salvador’da ekonomiyi elinde tutan sağı barış imzalanmasını talep eder hale getirdi. Barışın müzakere edilebilmesinin esas nedeni normal bir şekilde hiçbir şeyin yürümemesiydi. Yani elektriğin kesilerek üretimin durması, transportun kesilerek ulusal çapta ticaretin kesilmesi ile müzakereden başka çareleri yoktu hiçbir şey yapamıyorlardı.

...”Askeriyenin 1989'da müzakere için bizimle masaya oturduğunda direkt talebi gerillanın silahsızlandırması ve seçimlere katılarak sadece seçimsel bir mücadele sürdürmesi idi. Biz orada hemen söyledik, hiçbir zaman geride bıraktığımız mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Yani savaşın bitimi gerillanın silahsızlandırmasıyla gerçekleşemez. Biz ülke değişirse silahı bırakırız. Bizim silahlı mücadele sürdürmemizin nedeni ülkeyi değiştirmek. Tabii ki her şeyin değişmesi mümkün değil ama bazı şeylerin değişmesi gerekir”

Halkın seçilmişlerini cezaevinde ziyaret ettim. Bir mesaj gönderdiler benle konferansa. “Belki bizim ellerimizi kelepçelediler ama yüreğimizdeki barış ve demokrasi mücadelesini kelepçeleyemediler. Sizle birlikteyiz” dediler.

Konferans iyiydi. Konuşmaya başladık.

[Metin Yeğin’in bu yazısı 4 Mart tarihinde Günlük Gazetesi’ndeki köşesinde yayınlanmıştır]

Fotogaleri

EZLN Kamplarında 75 Gün

Telesur

Telesur Canlı Yayın

Prensa Latina

Latin Amerika Haber Ajansı

Bolivarsomostodos

Bolivarsomostodos
Türkçe

Bağlantılar

Desde El Sur

Ansiklopedik

Ansiklopedik Bilgiler
Wikipedia

Biliyor musunuz?
Honduras Anayasası'nın 3. Maddesi'nin, silahlı bir gücün iktidarı ele geçirmesi halinde halka İsyan hakkı tanıdığını biliyor muydunuz?
 
  Tüm içerik kaynak göstermek koşuluyla izin almadan kullanılabilir. copyLEFT by Sendika.Org